Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Takım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2011 Çarşamba

TARAFTAR TERBİYESİZLİK ETMİŞTİR


evet, özellikle fenerbahçeliydim dedikten sonra sürü psikolojisiyle "vay şerefsiz" demişliğim olsa da bugün yuhalanan şahıs üzerinde milli formayı taşıyan kişiydi.

buradaki amacım hamasi cümleler kurarak vatan millet sakarya anlayışını dile getirmek değil. keza avrupa maçlarında dahi fenerbahçe'nin yenilmesini arzu eden ve yenilgisinden mutlu olan biriyim ancak emre belözoğlu'na koyulacak tepki-ki haklılığı da tartışılır- bir milli maçta olmamalıydı.

milli maçlardaki bu gerizekalıca tavır sadece türk telekom arena'da yaşanmıyor tabii. maçların belli bölümlerinde inönü'de beşiktaş lehine, diğerleri aleyhine şükrü saracoğlun'da yine aynı şekilde tezahüratlar gerçekleşiyor ve biz hala "arda kaptan bizi sattın, gittin" edebiyatı yapabilmeyi kendimize hak sayıyoruz.

hiçbir alanda eğitim sürecimizi tamamlayamamış olmamız bugün bir milli futbolcuyu bir kulüp meselesi yüzünden yuhalatmaya vesile oldu. geçen günkü yazdımda sen karınca ezmez misin ki diye bir başlık atmıştım, ne kadar haklı olduğumu tekrar anlıyorum

17 Kasım 2010 Çarşamba

"GENÇ" MİLLİ TAKIM


milli takımın bu hali beni çok sevindirdi. umuyorum ki eleme grubunda kalan maçlarda buna benzer kadrolarla çıkarız. topyekun böyle bir kardo ile çıkmak fazla iyimserlik olacak ancak bu gençleri birkaç tecrübeli futbolcu ile takviye edebilirsek, geleceğin milli takımını da oluşturmuş olacağız. hiddink umarım düşündüğüm gibi düşünüyordur.

orta sahada söz sahibi olan selçuk inan'ı izledikçe iki şeyin farkına vardım: trabzonspor'un neden lider olduğunun, galatasaray'ın neden gol pozisyonu üretemediğinin...

futbolda defansif orta saha diye tabir edilen futbolcu tipleri çok önemli. barselona'yı bugünkü başarısına taşıyan xavi, iniesta gibi orta sahanın yükünü çeken hünerli ayaklar değil mi? trabzonspor'un da orta sahasında yükü çeken, ayağı düzgün futbolcusu selçuk inan milli takımın en çok ihtiyaç duyduğu futbolcu tipi. mehmet aruleio ve emre belözoğlu'nun miyadlarını doldurduklarını düşünürsek selçuk oraya ilaç gibi gelecek.

tabii nuri şahin ve yeni gözdemiz mehmet ekici. nuri her geçen gün daha iyiye gidiyor. dortmund'un çıkışı ile kendine güveni gelmiş. orta sahamızın vazgeçilmezi olacaktır. ben o bölge için hala mehmet topal'da ısrarcıyım ancak biraz daha beklemesi gerekiyor sanırım örümcek.

karakterini hiç beğenmediğim engin baytar'ın milli oluşunu sindiremesem de faydalı olabilecek bir futbolcu olduğuna inanıyorum. ileri uçta umut'la ikinci bir hakan şükür dönemi yaşayabiliriz. keza şükür kadar olmasa da savunmaları yıpratan umut en az hakan kadar kaçırdıklarıyla sinirlerimizi yıpratacak gibi.

savunmanın göbeğinde servet'i izlemek galatasaray'daki halini düşündürdüğünden beni sinir etti. o bölge için başka futbolculara da şans vermeli. ersan gülüm mesela. serdar kesimal da hiç sırıtmadı ayrıca.

bu bizim gurbetçilerin memleket özlemlerini anlamakla beraber her maçta taşkınlık yapmaları pek hoş görüntülere sebep olmuyor. maç boyunca defalarca saha içine meşale atmalarının psikolojik bir tahlili vardır ancak avrupa'nın gündemine barbar, holigan gibi nitelemelerle düşmek çok keyif verici olmasa gerek.

tüm yönleriyle millileri ve hollandalının gençleştirme politikasını beğendim. darısı galatasaray'a diyorum.


9 Ekim 2009 Cuma

GÜNEY AFRİKA YOLLARI TAŞTAN


Akşam bizim için pek de önemi kalmamış bir maç oynanacak. Bu gruplar çekildiğinde bu maçın final maçı olacağını düşünmüştüm. Grupta İspanya lider ikincilik Belçika ve Türkiye arasında kalır diye düşünüyordum. Kısmen tahminim tuttu. Bu gece final maçını oynuyoruz. Çarşamba gecesi de siyasi değeri olan bir maç oynanacak. Dostluk falan filan maçı... Sanıyorum ki çarşamba gecesi milli takım için Fatih Terim dönemi de kapanmış olacak. Ben Fatih Hoca'yı Avrupa'da iddialı bir takımda görmek istiyorum. Milli takım bana kalırsa artık Fatih Hoca'yı kesmez. Daha çok ön planda olmayı arzulayan bir adam için ayda yılda 1 maç kesmiyor işte:D

9 Eylül 2009 Çarşamba

Ve Diyeceğiz Ki !


Ne diyeceksin çok merak ediyorum.Ayşe olmak, Mehmet olmak mı dertlere deva.böyle bir gruptan dünya kupasına katılamamak ciddi anlamda basiretsizliğin bir göstergesi.

Yahu şu takımda Arda ve birkaç oyuncu olmasa sıradan bir takım haline dönüşüveririz.Arda'nın son 20 dakikadaki çabası ile bir yığın pozisyon yakaladık.Bunun haricinde üretkenlik adına zerre ışık göremedik.

Acınası sömürülerle bu işler olmaz Fatih Bey!

Mehmet'ini de al Ayşe'ni de al!

Biz ne Ayşe olmak ne de Mehmet olmak istiyoruz.

Beceremedin, bırak artık.

KENDİMİZE YİNE TAKIM SEÇECEĞİZ


2002'de ağız tadıyla maçları izleyememiştim. Yok finaller yok bütünlemeler derken üniversite stresinden maçlara konsantre olamamıştık. 2006'da talihsizlik dedik sineye çektik. Gel gelelim 2010 için şu gruba düşünce tamamdır demiştim. Biraz Belçika zorlar ancak gideriz. Hesap tutmadı. Yine kendimize takım seçeceğiz. Gana mı olur, Hollanda mı olur ev sahibi Güney Afrika mı olur? Bulacağız artık bir takım. Terim'in kredisi bende bitmez ancak bırakma zamanı geldi çattı artık. milli takıma yeni bir soluk gelmek zorunda. Bugünkü maçta dikkatinizi çekti mi bilmiyorum sahanın zemininde zamk gibi bir şey vardı. O kadar yavaş oynandı ki maç. Sanırsınız ki milli takım maçtan yarım saat önce alemdeydi. Hiçbir varlık gösteremedik. Arda'nın son dakikalardaki topu direk yerine kaleye yönelseydi hasbelkader İspanya maçını bekler duruma gelecektik. O kadar bile kalmadı artık. Estonya ile beraber kalacak da Bosna. Bıdı bıdı...

Bir sözüm de maçı alan Fox'a olacak. İnsan doğru dürüst bir spiker tutar. Adam'ın futbolla alakası yoktu. Sahadaki futbolcuları tanımadığını o kadar çok belli ediyordu ki uzun saçlı diye her seferinde Gökhan Gönül ile Tuncay'ı karıştırdı. Hele ki son dakikalarda Fox'un reklamını yapması Fox'u gözümde bitirdi. Velhasılı kelam: yazın terler içinde değil de gönül rahatlığıyla seçtiğimiz bir takımı destekleyeceğiz. Bağıran çağıran olmayacak maç sırasında. Adrenalin falan da tabii. Teşekkürler çocuklar! Bu arada biz kimdik Terim?

MOSTAR KÖPRÜSÜNDEN GEÇMEK


Kısa zaman öncesinde mali kriz yaşayan Bosna Federasyonu Boşnak futbolcuların tepkisiyle karşı karşıyaydı. Aynı takım şimdilerde kenetlenmiş bir biçimde karşımızda duruyor. Gruplar açıklandığında İspanya'nın yerini biliyorduk. Soru işaretimiz Bosna mı Belçika mı bizi zorlardı? Benim tahminim Belçika'dan yanaydı ancak düşündüğüm gibi çıkmadı. Bizim de ikramlarımızla Bosna Hersek ne dersek diyelim Afrika yolunda bizden çok önde. Deplasmanda oynayacağımız maçı kazansak bile hem Belçika'yı evinde yenmeliyiz hem de İspanyollara duacı olmalıyız. Ne derler buna ölme eşeğim ölme. Umutsuz değilim ancak yaş ilerledikçe Dünya Kupalarını destek verdiğim bir takım olmadan geçirmek canımı sıkıyor. Başka takımlara sulanıp duruyoruz ne yazık ki. Bu gece Mostar Köprüsü'nden geçebilirsek bir şeyler değişebilir. Zaten ayağımız kayar da düşersek 2014'ü beklemeye başlayabiliriz ıslak ıslak

6 Eylül 2009 Pazar

1'İ GİTTİ, KALDI 3


Derede boğulmadık, şimdi orta halli bir nehirden geçme zamanı. Aslına bakarsanız Bosna maçından ziyade Belçika'daki maç beni daha çok korkutuyor. Çünkü ne olursa olsun zamanında ekol olmuş bir takım Belçika. Bosna Hersek, şimdilerde yükselişte ancak yine de Türkiye ile boy ölçüşecek bir takım değil bana göre. Edin Dzeko'ya önlem aldığımız ölçüde Bosna'dan alnımızın akıyla çıkacağımıza inanıyorum.

Dünkü maça gelince, kimse maçın farklı bir sonuçla biteceğini düşünmüyordu, yedinci dakikada yenen gol sonrasında bile maçın Türkiye lehine biteceğine inanılıyordu. Keza öyle de oldu. İkinci yarıda Semih Saygıner'in bilardo hamlelerine benzer bir gol yedik. Tabii o golün birkaç dakika ertesinde Arda'nın golü gelmeseydi, telaş başlayabilirdi. Buna rağmen maçı kazanacağımızı düşünüyordum. Evet dediğim gibi 4 maçlık süreçte ilk engeli sağ salim aştık, şimdi gelsin bre! Boşnak böreği:D

3 Eylül 2009 Perşembe

PFDK: EMRE'NİN CEZASI 3 MAÇ...


Geçen haftaki Manisaspor maçında sevgili kabadayımız Emre Belözoğlu yine sinirlerine hakim olamadı ve hakem beye postasını koydu. Ağzı bozuk futbolcular hiç çekilmiyor. Hele ki milli takım kariyeri olan futbolculara böyle hareketler hiç yakışmıyor. Geçenlerde de değinmiştim. Emre çirkeflik konusunda ne yazık ki Galatasaray'da kendisini geliştirdi. Sonrasında milli takımda bu dayılıklara devam etti. Bir sürü vukuatı var. Yok tribüne hareket çekmeler, yok gazeteciyle dalaşmalar Kayseri'deki Don Carlione hareketi. Şu boğazını keseceğim olayı. Cidden çok magandaca hareketler. Bu adam Fenerbahçe'ye gittikten sonra böyle düşündüğümü sanmayın lütfen! Hagi'ye futbol dünyamda bambaşka bir yer vermeme karşın ona olan hayranlığım çirkefçe hareketleri yüzünden yüzde yüz olmamıştır hiçbir zaman! Nedense Ergün Pembe, Aykut Kocaman, Ertuğrul Sağlam tarzı futbolcuları sevmişimdir hep. Emre Belözoğlu hiçbir zaman bu kategoriye giremeyeceğini Galatasaray'dan belli etmişti. Hele Newcastle'dayken bir maçta kaçırdığı golden sonra "fuck offff" diye küfür edişini görmem iyice gözümden düşürmüştü. Madem küfür ediyorsun bari Türkçe et,gösteriş yapma, diline saygı göster:D