2010 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2009 Cumartesi

GÜLE GÜLE FATİH HOCA


Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi de böyle bırakmasaydı keşke Terim. 2000'den sonra şöyle kariyerine bakıyorum da ya istifalar ya da zoraki bıraktırmalar söz konusu Terim'in kariyerinde. Ne yazık ki 2000'in ardından bir başarısı yok. Fiorentina'dan Milan'a geçişi bir yükseliş değil Berlusconi'nin kendine benzer bir adam arayışı olarak görüyorum...

Sözün kısası düşündüğümüz gibi oldu ve 2010'daki takımımızı şimdiden belirlemeye başlayabiliriz. Ben her zamanki gibi Hollanda'yı tutuyor olacağım!

9 Eylül 2009 Çarşamba

KENDİMİZE YİNE TAKIM SEÇECEĞİZ


2002'de ağız tadıyla maçları izleyememiştim. Yok finaller yok bütünlemeler derken üniversite stresinden maçlara konsantre olamamıştık. 2006'da talihsizlik dedik sineye çektik. Gel gelelim 2010 için şu gruba düşünce tamamdır demiştim. Biraz Belçika zorlar ancak gideriz. Hesap tutmadı. Yine kendimize takım seçeceğiz. Gana mı olur, Hollanda mı olur ev sahibi Güney Afrika mı olur? Bulacağız artık bir takım. Terim'in kredisi bende bitmez ancak bırakma zamanı geldi çattı artık. milli takıma yeni bir soluk gelmek zorunda. Bugünkü maçta dikkatinizi çekti mi bilmiyorum sahanın zemininde zamk gibi bir şey vardı. O kadar yavaş oynandı ki maç. Sanırsınız ki milli takım maçtan yarım saat önce alemdeydi. Hiçbir varlık gösteremedik. Arda'nın son dakikalardaki topu direk yerine kaleye yönelseydi hasbelkader İspanya maçını bekler duruma gelecektik. O kadar bile kalmadı artık. Estonya ile beraber kalacak da Bosna. Bıdı bıdı...

Bir sözüm de maçı alan Fox'a olacak. İnsan doğru dürüst bir spiker tutar. Adam'ın futbolla alakası yoktu. Sahadaki futbolcuları tanımadığını o kadar çok belli ediyordu ki uzun saçlı diye her seferinde Gökhan Gönül ile Tuncay'ı karıştırdı. Hele ki son dakikalarda Fox'un reklamını yapması Fox'u gözümde bitirdi. Velhasılı kelam: yazın terler içinde değil de gönül rahatlığıyla seçtiğimiz bir takımı destekleyeceğiz. Bağıran çağıran olmayacak maç sırasında. Adrenalin falan da tabii. Teşekkürler çocuklar! Bu arada biz kimdik Terim?

MOSTAR KÖPRÜSÜNDEN GEÇMEK


Kısa zaman öncesinde mali kriz yaşayan Bosna Federasyonu Boşnak futbolcuların tepkisiyle karşı karşıyaydı. Aynı takım şimdilerde kenetlenmiş bir biçimde karşımızda duruyor. Gruplar açıklandığında İspanya'nın yerini biliyorduk. Soru işaretimiz Bosna mı Belçika mı bizi zorlardı? Benim tahminim Belçika'dan yanaydı ancak düşündüğüm gibi çıkmadı. Bizim de ikramlarımızla Bosna Hersek ne dersek diyelim Afrika yolunda bizden çok önde. Deplasmanda oynayacağımız maçı kazansak bile hem Belçika'yı evinde yenmeliyiz hem de İspanyollara duacı olmalıyız. Ne derler buna ölme eşeğim ölme. Umutsuz değilim ancak yaş ilerledikçe Dünya Kupalarını destek verdiğim bir takım olmadan geçirmek canımı sıkıyor. Başka takımlara sulanıp duruyoruz ne yazık ki. Bu gece Mostar Köprüsü'nden geçebilirsek bir şeyler değişebilir. Zaten ayağımız kayar da düşersek 2014'ü beklemeye başlayabiliriz ıslak ıslak

8 Eylül 2009 Salı

BİR GAZ UMUT


yakın zamanda estonya-brezilya maçını izlemiş ve estonyanın hücum gücü yüksek bir takım karşısında göstermiş olduğu defansif oyunun üst seviyelerde olduğuna tanık olmuştum.bu şekilde giriş yapmama sebep, her ne kadar terimli milli takıma pek hoş bakmasam da payına düşen aferini verebilmek.

aferin aferin de,
milli maç heyecanı ve beraberinde getirdiği milli duygudan mahrum kalmış biri olarak hala bireysel çabalara mahkum bir oyun anlayışının içinde olan milli takımı izlemek ne keyif veriyor ne de heyecan.bunun üzerine, takım galipken, tiyatro sahnesinden fırlamış mimiklerin altında hiç hoş şeyler yatmıyor.emrenin gözlerinin içinde, kazım kazım ısrarında, gökdeniz, fatih tekke ve yıldıray'ın sırra kadem basışlarında...

o kadar çok şey göz ardı ediliyor ki, milli dava uğruna hep "sil baştan" mırıldanılıyor.siliriyoruz silmesine de bitmiyor be kardeşim.

bu kadar potansiyelli bir takım terimin deyimiyle "mucize" yaratma peşinde.

anlık kaybedişler ve kavuşmalarla mutlu olmayı becerebilen bir milli duygunun içinde olmayı istemiyorum.
ve yarın oynanacak milli maç zerre merak uyandırmıyor bünyede.

gitsinler, terim'in takımdan ayrılması için ne gerekiyorsa yapsınlar.
hadi aslanlarım!! bir mucize yaratın da iyi dileklerimiz de bosna'nın üzerine kalsın..

6 Eylül 2009 Pazar

1'İ GİTTİ, KALDI 3


Derede boğulmadık, şimdi orta halli bir nehirden geçme zamanı. Aslına bakarsanız Bosna maçından ziyade Belçika'daki maç beni daha çok korkutuyor. Çünkü ne olursa olsun zamanında ekol olmuş bir takım Belçika. Bosna Hersek, şimdilerde yükselişte ancak yine de Türkiye ile boy ölçüşecek bir takım değil bana göre. Edin Dzeko'ya önlem aldığımız ölçüde Bosna'dan alnımızın akıyla çıkacağımıza inanıyorum.

Dünkü maça gelince, kimse maçın farklı bir sonuçla biteceğini düşünmüyordu, yedinci dakikada yenen gol sonrasında bile maçın Türkiye lehine biteceğine inanılıyordu. Keza öyle de oldu. İkinci yarıda Semih Saygıner'in bilardo hamlelerine benzer bir gol yedik. Tabii o golün birkaç dakika ertesinde Arda'nın golü gelmeseydi, telaş başlayabilirdi. Buna rağmen maçı kazanacağımızı düşünüyordum. Evet dediğim gibi 4 maçlık süreçte ilk engeli sağ salim aştık, şimdi gelsin bre! Boşnak böreği:D