Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fatih Terim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2010 Pazar

FATİH'İN TAVŞANLARI


yaşı benimle bir olanlar onu meşhur türkiye-isveç maçından hatırlarlar. attığı kafa golü belki de bize euro-96'yı getirmişti. fatih hocanın şapkadan çıkarttığı tavşanlarından biriydi o zamanlar. ama fenerbahçe daha gözünü açmadan kapmıştı emre'yi. oldukça agresifti o zamanlar da. popülerdi de. aysu kayacı ile olan ilişkisi ile gündemdeydi. sinirlerine çoğu zaman hakim olamadığından kırmızı kartlarla arası çok iyiydi. galatasaray'a gelmeden önce istanbulspor ve beşiktaş'ta oynadı. istanbulspor'un uzanlı dönemlerine rast gelir onun boğa macerası. görev adamıydı her zaman. olgunlaştıkça daha iyi işler çıkarır oldu. roma'daki kavgalı maçta polisle kavgasını unutmamız mümkün değil. hafta sonu veda ettik emre'ye türk futbolunun fatih terim'in şapkasından çıkan bir mucizesi daha veda etti yeşil sahalara. yolun açık olsun emre!!

9 Ekim 2009 Cuma

GÜNEY AFRİKA YOLLARI TAŞTAN


Akşam bizim için pek de önemi kalmamış bir maç oynanacak. Bu gruplar çekildiğinde bu maçın final maçı olacağını düşünmüştüm. Grupta İspanya lider ikincilik Belçika ve Türkiye arasında kalır diye düşünüyordum. Kısmen tahminim tuttu. Bu gece final maçını oynuyoruz. Çarşamba gecesi de siyasi değeri olan bir maç oynanacak. Dostluk falan filan maçı... Sanıyorum ki çarşamba gecesi milli takım için Fatih Terim dönemi de kapanmış olacak. Ben Fatih Hoca'yı Avrupa'da iddialı bir takımda görmek istiyorum. Milli takım bana kalırsa artık Fatih Hoca'yı kesmez. Daha çok ön planda olmayı arzulayan bir adam için ayda yılda 1 maç kesmiyor işte:D

9 Eylül 2009 Çarşamba

Ve Diyeceğiz Ki !


Ne diyeceksin çok merak ediyorum.Ayşe olmak, Mehmet olmak mı dertlere deva.böyle bir gruptan dünya kupasına katılamamak ciddi anlamda basiretsizliğin bir göstergesi.

Yahu şu takımda Arda ve birkaç oyuncu olmasa sıradan bir takım haline dönüşüveririz.Arda'nın son 20 dakikadaki çabası ile bir yığın pozisyon yakaladık.Bunun haricinde üretkenlik adına zerre ışık göremedik.

Acınası sömürülerle bu işler olmaz Fatih Bey!

Mehmet'ini de al Ayşe'ni de al!

Biz ne Ayşe olmak ne de Mehmet olmak istiyoruz.

Beceremedin, bırak artık.

MOSTAR KÖPRÜSÜNDEN GEÇMEK


Kısa zaman öncesinde mali kriz yaşayan Bosna Federasyonu Boşnak futbolcuların tepkisiyle karşı karşıyaydı. Aynı takım şimdilerde kenetlenmiş bir biçimde karşımızda duruyor. Gruplar açıklandığında İspanya'nın yerini biliyorduk. Soru işaretimiz Bosna mı Belçika mı bizi zorlardı? Benim tahminim Belçika'dan yanaydı ancak düşündüğüm gibi çıkmadı. Bizim de ikramlarımızla Bosna Hersek ne dersek diyelim Afrika yolunda bizden çok önde. Deplasmanda oynayacağımız maçı kazansak bile hem Belçika'yı evinde yenmeliyiz hem de İspanyollara duacı olmalıyız. Ne derler buna ölme eşeğim ölme. Umutsuz değilim ancak yaş ilerledikçe Dünya Kupalarını destek verdiğim bir takım olmadan geçirmek canımı sıkıyor. Başka takımlara sulanıp duruyoruz ne yazık ki. Bu gece Mostar Köprüsü'nden geçebilirsek bir şeyler değişebilir. Zaten ayağımız kayar da düşersek 2014'ü beklemeye başlayabiliriz ıslak ıslak

8 Eylül 2009 Salı

BİR GAZ UMUT


yakın zamanda estonya-brezilya maçını izlemiş ve estonyanın hücum gücü yüksek bir takım karşısında göstermiş olduğu defansif oyunun üst seviyelerde olduğuna tanık olmuştum.bu şekilde giriş yapmama sebep, her ne kadar terimli milli takıma pek hoş bakmasam da payına düşen aferini verebilmek.

aferin aferin de,
milli maç heyecanı ve beraberinde getirdiği milli duygudan mahrum kalmış biri olarak hala bireysel çabalara mahkum bir oyun anlayışının içinde olan milli takımı izlemek ne keyif veriyor ne de heyecan.bunun üzerine, takım galipken, tiyatro sahnesinden fırlamış mimiklerin altında hiç hoş şeyler yatmıyor.emrenin gözlerinin içinde, kazım kazım ısrarında, gökdeniz, fatih tekke ve yıldıray'ın sırra kadem basışlarında...

o kadar çok şey göz ardı ediliyor ki, milli dava uğruna hep "sil baştan" mırıldanılıyor.siliriyoruz silmesine de bitmiyor be kardeşim.

bu kadar potansiyelli bir takım terimin deyimiyle "mucize" yaratma peşinde.

anlık kaybedişler ve kavuşmalarla mutlu olmayı becerebilen bir milli duygunun içinde olmayı istemiyorum.
ve yarın oynanacak milli maç zerre merak uyandırmıyor bünyede.

gitsinler, terim'in takımdan ayrılması için ne gerekiyorsa yapsınlar.
hadi aslanlarım!! bir mucize yaratın da iyi dileklerimiz de bosna'nın üzerine kalsın..

6 Eylül 2009 Pazar

1'İ GİTTİ, KALDI 3


Derede boğulmadık, şimdi orta halli bir nehirden geçme zamanı. Aslına bakarsanız Bosna maçından ziyade Belçika'daki maç beni daha çok korkutuyor. Çünkü ne olursa olsun zamanında ekol olmuş bir takım Belçika. Bosna Hersek, şimdilerde yükselişte ancak yine de Türkiye ile boy ölçüşecek bir takım değil bana göre. Edin Dzeko'ya önlem aldığımız ölçüde Bosna'dan alnımızın akıyla çıkacağımıza inanıyorum.

Dünkü maça gelince, kimse maçın farklı bir sonuçla biteceğini düşünmüyordu, yedinci dakikada yenen gol sonrasında bile maçın Türkiye lehine biteceğine inanılıyordu. Keza öyle de oldu. İkinci yarıda Semih Saygıner'in bilardo hamlelerine benzer bir gol yedik. Tabii o golün birkaç dakika ertesinde Arda'nın golü gelmeseydi, telaş başlayabilirdi. Buna rağmen maçı kazanacağımızı düşünüyordum. Evet dediğim gibi 4 maçlık süreçte ilk engeli sağ salim aştık, şimdi gelsin bre! Boşnak böreği:D

3 Eylül 2009 Perşembe

PFDK: EMRE'NİN CEZASI 3 MAÇ...


Geçen haftaki Manisaspor maçında sevgili kabadayımız Emre Belözoğlu yine sinirlerine hakim olamadı ve hakem beye postasını koydu. Ağzı bozuk futbolcular hiç çekilmiyor. Hele ki milli takım kariyeri olan futbolculara böyle hareketler hiç yakışmıyor. Geçenlerde de değinmiştim. Emre çirkeflik konusunda ne yazık ki Galatasaray'da kendisini geliştirdi. Sonrasında milli takımda bu dayılıklara devam etti. Bir sürü vukuatı var. Yok tribüne hareket çekmeler, yok gazeteciyle dalaşmalar Kayseri'deki Don Carlione hareketi. Şu boğazını keseceğim olayı. Cidden çok magandaca hareketler. Bu adam Fenerbahçe'ye gittikten sonra böyle düşündüğümü sanmayın lütfen! Hagi'ye futbol dünyamda bambaşka bir yer vermeme karşın ona olan hayranlığım çirkefçe hareketleri yüzünden yüzde yüz olmamıştır hiçbir zaman! Nedense Ergün Pembe, Aykut Kocaman, Ertuğrul Sağlam tarzı futbolcuları sevmişimdir hep. Emre Belözoğlu hiçbir zaman bu kategoriye giremeyeceğini Galatasaray'dan belli etmişti. Hele Newcastle'dayken bir maçta kaçırdığı golden sonra "fuck offff" diye küfür edişini görmem iyice gözümden düşürmüştü. Madem küfür ediyorsun bari Türkçe et,gösteriş yapma, diline saygı göster:D