ANKARASPOR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANKARASPOR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2009 Salı

GÜNAH KEÇİSİ ANKARASPOR


Birkaç gün önce baba oğul yediniz takımların başını diye yazmıştım Gökçek ailesine. Yaptıkları girişimlerin diyetlerini yavaş yavaş ödüyorlar. Ancak onların ödediği bir şey yok gerçi. Gariban Ankaraspor teknik heyeti ve futbolcularına olan oldu.

Benim anlayamadığım günah keçisi neden Ankaraspor? Taraftarı yok diye mi düşürülen taraf oldu? Bilen varsa yardımcı olsun lütfen. Bir de takımı düşürmek kolay da bundan sonra ne olacak? Bir takım her hafta bay geçecek. Ee Ankaraspor'la şimdiye kadar oynayan takımların başı kel mi? Ya Ankaraspor'a puan kaybedenlerden biri küme düşerse vb.? Geçen yıl G.Oftaş farklı bir şey mi yapmıştı? Bir sürü soru var anlayacağınız...

10 Eylül 2009 Perşembe

BABA OĞUL YEDİNİZ TAKIMLARIN BAŞINI


Kulüplere belediyelerin destek verebileceğini düşünüyorum. Bunu her yazımda dile getiriyorum. Tabii bu tek takımı olan şehirler için geçerli. İzmir'de belediyenin kulüplere destek olması düşünülemez. Facia çıkar alim Allah. Ya Ankara'da. Ankara'da da olamayacağını Melih Bey ve şehzadesi bir güzel gösterdiler. Lig başlamış, haftalar geçmiş, sayın Gökçek Ankaraspor'un bütün futbolcularını Ankaragücü'ne verebilirim diyor. Bu kulübün başkanlığına Ankaraspor yönetim kurulu üyesi oğlu getiriliyor,yani resmi olmasa da gayriresmi birleşme sağlanıyor. TFF yakacak çıralarını. Bu haftaki maçlarının ertelenmesi gündemde. Süreç devam ederse ligden ihraçlar yaşanabilir. Bizleri aksiyon dolu günler bekliyor. Böyle bir durumda Gökçek'in Uğur Dündar ile buluşmasını düşünüyorum da. Ohooo, ortaya şöyle karışık alevli bir program çıkar .

Bu alavera dalaveralar hep Ankara'dan çıkıyor nedense .Sebebi Ankara'nın politikanın merkezi olması mı acaba? Geçtiğimiz yıllarda da Gençlerbirliği Oftaş'la aynı yalanın seyircisi olmamış mıydık. Neymiş Gençlerbirliği ile Oftaş farklı sahiplerin malıymış da. Falanmış,filanmış... Cavcav da bizi yiyordu. TFF yemişti gerçi, sonraki sezon apar topar takımın adını Hacettepe yapmışlardı. Sözün özü Melih Gökçek bıraksın şu Ankaragücü'nü de İzmir'den bir takım alsın. Bizi Süper Lig hasretinden kurtarsın. Ankara'nın yeterince takımı var zaten.

1 Eylül 2009 Salı

Renk ve Kalite Farkı

Belli başlı simgeler vardır farkındalık yaratan. Bir amblem, bir kişi, bir başarı…ve o simgelerdir geçmişte yaşanılanları sinesine alan.

Aslında, bu sayılanları bir bir içine başka bir şey var ki, -- dün oynanan Ankaraspor-Galatasaray göremediğimiz-- herhangi bir anda herhangi bir zamanda yan yana gelişlerinin meyvesinin bir futbol takımı olduğu…

Bu yapılanlar yeniliklere açık olmak mı yoksa pazarlama stratejisinin bir ürünü mü bilemiyorum ama seyir zevkini etkilediği bir gerçek. ve bir de ”benim takımım” hissinin uyanmasına sebep “güzel futbol” oynanmıyorsa vay halinize. nazire yaparcasına rakip takımın da farklı renklere bürünmesi cabası oluyor.

Biraz maçtan söz edecek olursam, tartışılagelmiş bir barcelona oyun sistemi var. sorun galatasaray’ın bu sistemi layıkıyla yerine getirip getirmediği üzerine.ilk yarıda gördük ki sistem için zemin de müsaitti rakip takımın oyun anlayışı da.göbeği iyi kapatan bir annkaraspor vardı. Özellikle elano’nun bölgesi oldukça kalabalıktı. Barcelona’nın yaptığı iş, bu bölgede rahat bir şekilde top dolaştırıp bitirici hamleleri yapabilmekti. Bu maçın genelinde ne yazık ki başarılı bir şekilde uygulanamadı. Elano’nun tam anlamıyla uyum sağlayamamasının üstüne hürriyet’in sıkı markajı da eklenince pasif olunan o bölge tamamıyla rakibe teslim edildi.

Kısaca, tatsız tuzsuz bir maç izledik.

İnsanoğlu işte oyun da kötü olunca farklı arayışlar içine girebiliyor. ya hadi oyun bu kadar kötü de bu formalar niye kötü.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

ANKARASPOR AŞ 0-2 GALATASARAY AŞ



Bu geceki maçın ilk yarısında Senecky'nin, Elano'nun ve Mustafa Sarp'ın vurduğu topları adeta parmaklarının ucuyla çıkarması akıllarda kaldı. Zaten onun dışında pek bir keyif alamadık ilk yarıdan. Geri dörtlüden başlayalım. Gökhan Zan'ın kılı döndüğünden! bugün savunmada Emre Aşık oynuyordu. Zaman zaman ofsayt için çıkamasa da idare etti. Sabri bildiğiniz gibi. Maçı izleyenlerin birçok kez sövgülerini kabul etti. Aldığı her topu geri oynadı. Hakan Balta, Galatasaray'a geldi geleli en kötü maçını oynadı diyebilirim. Oldukça güçsüzdü. Önde Mehmet Topal ve Mustafa Sarp hiçbir Ankaraspor akınında topa ayağını uzatamadı.
Arda ve Elano sol tarafı paylaştılar. On dakikada bir yer değiştirdiler. Sağ açıkta Keita trene bağladı yine. Keita transferi gerçekleştiğinde Galatasaray için pek de hayırlı olmadığına inanıyordum bu adamcağızın. Haklı olduğuma inanıyorum. Çok hızlı hareket ediyor ancak oldukça bencil,trene bağlıyor kanatta başını kaldırmıyor. Henry olsa gam yemeyeceğim. İleriki haftalarda daha net göreceğiz.

Baros bu sezon eski havasından uzak. Güçsüz duruyor.Arzu ediyor ancak beyni ayaklarına hükmedemiyor. Birçok topu ezdi ayağında ve ikinci yarında yerini Nondaya bıraktı. Nonda, Kewel ve Aydın ikinci yarıda Galatasaray'ın ileri ucu oldular. Kewel dünya yıldızı olduğunu tekrar gösterdi. Müthiş bir zamanlama ve kornerden gelen topa şık bir kafa dokunuşu. Sonrasında Aydın'ın harika asisti ve Nonda'nın topu ceza sahasında sürerek kalenin köşesine bırakışı. Galatasaray bu maçta SOS verdi. Ankaraspor bu mücadeleyi
devam ettirirse birçok takımı bu sahada yenebilir. Son sözüm de Ankaragücü'nün yeni başkanı Jr. Gökçek'e. Ne artistmiş bu adam yahu, bir tartışmaya maydonoz oldu,dayılandı falan. Koca kulüp kimlere kalmış...