Uefa Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uefa Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2010 Salı

BİZ DAHA İYİSİNİ YAPANA KADAR EN İYİSİ BU MU?


dile kolay 10 yıl oldu. uefa'yı galatasaray'ın kaldırdığı günün ertesini hatırlıyorum da televizyonlarda sakin kafayla yorum yapan birçok spor yazarı aynı fikirde buluşuyorlardı. bir 50 sene daha böyle bir başarıyı görmemiz mümkün değil! Bu bir mucize!!

o günlerde 20'li yaşlarıma merdiven dayamış bendeniz gençlik hülyalarına dalmış bir şekilde ertesi yıl şampiyonlar ligi şampiyonluğu bekliyordum tabii. gerçi inancım öyle kuvvetliymiş ki sami yendeki real maçının devre arasında beni tiye alan arkadaşlara 3-2 bitecek bu maç diye diretebilmiştim. s.barnebau'da real klasiği yaşatmıştı tabii...

sonrasında takım bazında büyük bir düşüş yaşanmaya başlandı. o tarihi günden bu yana 10 seneyi devirdik. fener'in çeyrek finalinden başka elle tutulur bir şey yok. işin ilginci ülkenin gurur kaynağı galatasaray avrupa sahnesinden resmen çekildi. avrupa'nın 1 değil 2 numaralı kupasını kazanacak kadar bile ışık göremedik takımımızda.

2 sene önce uefa'da kadıköy'ü rota tutmuştuk hatırlarsınız. 10 yıl öncesinin o umutlu genci de yoktu tabii ekranın başında ama nedense acaba mı sorusunu sordurmuşlardı bize. hamburg deplasmanı kupa olmasa da yarı final-final için bize göz kırpıyordu. ama gel gelelim hayaller sami yen'e trajik bir maçla gömülüyordu.

geçen sene 10 yıl öncesinin umutlu çocuğunu biraz daha hissetmiştim kendimde. gel gör ki bu kez aynı senaryo madrid'te yazıldı. sami yen'de sona erdi rüya.

bu iki sene de neden olmasını söyletti bana. tabii 2 numaralı kupa için. şampiyonlar ligi maçlarının her birini izlediğimde 40 fırın aradım ekmek için.

bu yıl neler olur diye kuruyorum şimdiden kafamdan. galatasaray'dan umutluyum tabii yine. rijkaard'ın 2. sezonu olması beni ümitlendiriyor. ona güvenim tam. alınan oyuncuların ve eskilerin takım oyununa daha uygun oluşları da beni umutlandırıyor. bu yıl finale yürüyebilir bu takım diyorum. çok büyük takımlar göremiyorum engel teşkil edebilecek. gerçi grupların ardından şampiyonlar liginin 3.lerini de beklemek gerekiyor kesin fikir yansıtabilmek için. beşiktaş'ı da bu yıl iddialı görüyorum avrupa ligi'nde. ve bir ilki görme umudum da artıyor. iki türk takımının avrupa mücadelesi..

20 Mayıs 2010 Perşembe

HALA NEYİ TARTIŞIYORUZ ?

Aslan açık ara önde

Futbolda bugüne kadar kazanılan "üst düzey" resmi kupa sayısında Galatasaray ezeli rakiplerine büyük fark attı.

NTV Spor ve Ajanslar
Güncelleme: 11:31 TSİ 20 Mayıs. 2010 Perşembe

Futbolda 2009-2010 sezonu ligde Bursaspor'un, Türkiye Kupası Trabzonspor'un zaferiyle sona ererken, bugüne kadar kazanılan ''üst düzey'' resmi kupa sayısı bakımından Galatasaray'ın tüm rakiplerinin açık ara önünde bulunması dikkati çekiyor.

Turkcell Süper Lig'de bu sezon şampiyonluk yarışına erken veda eden, Türkiye Kupası'na 5, lig şampiyonluğuna da 2 yıldır ulaşamayan Galatasaray, kupa toplamında rakiplerine büyük üstünlük kurmuş durumda. Ligde Fenerbahçe ile birlikte 17 şampiyonlukla en fazla ipi göğüsleyen takım durumunda bulunan ve formasında ''3 yıldız'' taşıyan iki takımdan biri olan sarı-kırmızılılar, Türkiye Kupası, Süper Kupa ve Avrupa'da kazanılan kupalar da dikkate alındığında en zengin kulüp durumunda bulunuyor.

Galatasaray, 17 lig şampiyonluğunun yanı sıra 14 Türkiye Kupası, 11 Süper Kupa, 1 UEFA Kupası ve 1 Avrupa Süper Kupası ile birlikte toplam 44 büyük kupanın sahibi. Galatasaray, yurt içinde kazandığı kupaların yanı sıra, Avrupa'da kupa kazanan ilk ve tek Türk futbol takımı unvanını da halen elinde bulunduruyor.


NTVSPOR

4 Eylül 2009 Cuma

BÜLENT KORKMAZ: KADIKÖY'DE FİNAL İMKANSIZDI.


Büyük kaptanın teknik direktörlükte bir şeyler yapabileceğine inanmayanlardanım. Bunun sebebi de teknik direktörlüğün sadece bir teknik verme işi değil aynı zamanda yönetme sanatı olduna inanmamdır. Güzel ve etkili konuşamayan insanların büyük bir teknik direktör olması neredeyse imkansız. Bülent Korkmaz Türk futbolunda maç sonraları iyi demeçler veremeyen futbolcularındandı. Hitabet gücünün eksik olduğu belliydi. Bu durum altındaki insanları yönetememesine neden oluyor bana göre. Galatasaray'da da aynı sorunla karşılaştı. Dikkat edin büyük teknik adamlara mükemmel bir hitabet gücüne sahipler. Harika demeçler veriyorlar. Ne yazık ki Bülent bu eksiğini gideremedi.

Bugün bir demeç vermiş. Kadıköy imkansızdı diye. İmkansızdı tabii. Kaptan takım içerisinde büyük bir çoğunluğa hitab edemedi. Maçlarda motive olamayan futbolcularda büyük düşüşler yaşandı. Yıldızları da yönetemeyen Korkmaz için başarısızlık kısa bir dönem de olsa kaçınılmazdı