25 Şubat 2026 Çarşamba

Mamma Li Turchi: Bir Juventus Meselesi

Bazı rakipler sadece rakip değildir; onlar sizin büyüme hikayenizin kilometre taşlarıdır. Benim için Juventus, 1997 yılında bir lise öğrencisiyken MSDOS ekranlarına yazdığım o siyah-beyaz puan tablolarından bugüne uzanan devasa bir futbol anlatısıdır.

Siyah-Beyaz Ekrandan, Çamurlu Sahalara

Yıl 1997... Bilgisayar dersinde ekrana Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi grubunu yazıyoruz. O zamanlar her şey daha zordu. İtalya ile diplomatik krizlerin gölgesinde, "Türkiye güvenli değil" bahaneleriyle İstanbul’a gelmek istemeyen bir Juve vardı karşımızda. Türkçe dersinde yazdığım "Mamma Li Turchi" başlıklı kompozisyonu dün gibi hatırlıyorum. İtalyanları "kaçak güreşmekle" suçlayan o çocuksu ama tutkulu öfkeyi...

Sonra o maç geldi. Suat’ın imkansız kafa golü bile yetmemişti çeyrek final hayallerine. Ardından Bilbao’nun çamuruna gömülen umutlar... Futbolun sadece bir oyun değil, bir adalet arayışı olduğunu o günlerde öğrenmiştik.



Gurbet Ellerde Gelen Rövanş ve Kar Altındaki Mucize

İki binlerin başında, Galatasaray’ın o eski görkeminden uzak olduğu günlerde yine karşılaştık. Bu kez tribün olayları nedeniyle maç Almanya’ya, Dortmund’a taşınmıştı. Ama o "kötü" denilen sezonun taraftarı, gurbeti stadyumda boğmuş, Juve’yi bir kez daha eli boş göndermeyi bilmişti.



Peki ya 2013? O kar yağışını kim unutabilir? Ertesi gün okul koridorlarını "Allahım goool!" sesleriyle inletirken, sadece bir galibiyete değil, İtalyanlara bir kez daha verdiğimiz o "Arrivederci Juve" dersine seviniyorduk. Öğrencilerimle paylaştığım o saf heyecan, futbolun nesiller arası köprüsüydü.

2026: Tarih Tekerrürden mi İbaret?

Bugün takvimler 2026’yı gösteriyor. Eski adıyla Delle Alpi, şimdiki modern haliyle o meşhur Torino deplasmanı bizi bekliyor. Play-off ilk maçındaki 5-2’lik o inanılmaz skor, hepimizi şoka soktu. Kimse böyle bir dominasyon beklemiyordu. Ama biz biliyoruz; Torino’da işler hiçbir zaman kağıt üzerindeki gibi yürümez.

Şimdi sormak lazım: İtalyanlar hala "Mamma Li Turchi" diyor mu? Muhtemelen evet. Çünkü Galatasaray, onların tarihindeki en inatçı kabus olmaya devam ediyor. Bu gece bir mucize olmazsa adımızı son 16’ya yazdıracağız.

Lise yıllarımdaki o MSDOS ekranından bugünkü dijital dünyaya değişmeyen tek bir şey var: Galatasaray söz konusuysa, Juventus için her zaman bir "eyvah" vardır.